Hükümetin Kabil’den tahliye edilen 800 Afganistan vatandaşın yerleştirileceğini söylediği Harskamp köyünde düzenlenen sığınmacı karşıtı protestolar kontrolden çıktı, acil durum ilan edildi.

Afganistan vatandaşlarının güvenlik sorunu yaratacağını savunan köy halkı, “Kalpsiz hayvanlar değiliz, sadece korkuyoruz” diyor. Resmî makamlar ise Afgan sığınmacılara yönelik protesto gösterilerinin şiddete dönüşmesini kabul edilemez diye değerlendiriyor.

Hollanda hükümeti, Afganistan’dan tahliye edilen 800 kişiyi, geçici olarak ülkenin doğusundaki Ede kentine bağlı Harskamp köyündeki bir kışlaya yerleştirme kararı aldı. İlk grup Afganistan vatandaşının köye gelmesinin ardından, bölge sakinleri Salı akşamından itibaren protesto gösterileri düzenlemeye başladı. Önce sakin başlayan protestolar, gece kontrolden çıktı.

Çoğunluğu gençlerden oluşan yaklaşık 250 kişi, polisin uyarısına rağmen ateş yakarak, gösteriye devam etti. Polisin köpeklerle müdahalesi üzerine, protestocular bira şişeleri ve havai fişeklerle karşılık verdi. Çatışma sırasında çok sayıda araç ve iş yerinin camları kırıldı. Bir otomobil ateşe verildi.

“Önce kendi insanınızı düşünün”, “Harskamp bizimdir” ve “Auschwitz siyahlar için geri döndü” sloganları attı. Bölgedeki huzursuzluk, Çarşamba günü de devam etti. Bunun üzerine Ede Belediyesi, askeri kışla çevresinde acil durum ilan etti.

Kışla civarında toplanma, gösteri ve alkol yasağı getirildi. Ede Belediye Başkanı René Verhulst, yaşananları “utanç verici” olarak değerlendirdi.

Gösteri yapmanın temel bir hak olduğuna işaret eden belediye başkanı, “Birilerinin endişe duymasını ve bunları dile getirmek istemelerini çok iyi anlıyorum. Ama bu şekilde olmaz. Auschwitz ile ilgili sloganlar, havai fişek atmak, ateş yakmak kabul edilemez” dedi.

Zor durumdaki Afganistan vatandaşlarının dinlenmeye ihtiyaç duyduklarını söyleyen Verhulst, protestoculardan “biraz insanlık beklediğini” söyledi. Belediye başkanı, genç göstericilerin ebeveynlerini de, çocuklarına sahip çıkmaya çağırdı. Verhulst, “Sığınmacı olarak yurdundan ayrılıp huzur bulmak ve yabancı bir ülkeye alışmak zorunda kalmanın ne demek olduğunu umarım herkes anlar” diye konuştu.

Protestocular ise “kalpsiz hayvanlar olmadıklarını, sadece çok sayıda yabancı grubun köylerine gelmesinden dolayı endişe duyduklarını” söylüyor. Daha önce sığınmacıların kaldığı kamplarda yaşanan olumsuzluklara işaret eden protestocular, “Afganların gelmesiyle birlikte yeni belalara bulaşmaktan korktuklarını” savunuyor.

Protestocular, 3 bin 500 nüfuslu köye 800 Afgan sığınmacının yerleştirilmesi kararının aceleyle ve yanlış bir şekilde alındığını öne sürüyor.

Güvenlik güçleri, sığınmacıların gönderildiği geçici barınma merkezi etrafında sıkı güvenlik önlemleri uyguluyor. Savcılık, Auschwitz sloganları nedeniyle protestocular hakkında inceleme başlattı. BBC