Hollanda Saadet Partisi temsilcileri, 21 Şubat 2021 Pazar günü, merkezi Hollanda’nın Zeist kentinde bulunan Doğu Türkistan Maarif Vakfı’na bir nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyaretin amacı Maarif Vakfı’nın kısa bir süre önce aldığı olduğu eğitim binasını görmek ve Çin hükûmetinin Uygurlara uyguladığı işkencelerden duyulan üzüntüyü dile getirmekti.

Hollanda Saadet Başkanı Ali Yücel, Gençlik Başkanı Ahmet Bakan, önceki başkan Bayram Başalan, yönetim kurulu üyeleri ve bazı şehir temsilcilerinin hazır bulunduğu ziyaret oldukça verimli geçti.

Maarif Vakfı’nın başkanlığını yapan Abdurrahman Abdullah, yaşadıkları sıkıntılardan bahsetti ve sivil toplum örgütlerinin kendilerine daha fazla yardımcı olmasını istedi. Hâlâ işgal altındaki Doğu Türkistan’da kamplarda zulmün devam ettiğini, Türkiye ve Avrupa’da birçok Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin, Doğu Türkistan’daki yakınlarından birkaç yıldır haber alamadıklarına vurgu yaptı.

Abdurrahman Abdullah Hollanda’nın Zeist kentinde alınan ve  Avrupa’daki tüm  Doğu Türkistanlı Uygurlara hizmet verecek olan bina hakkında da bilgi verdi ve şunları söyledi: “Hollanda’ya iltica eden Uygurlar, Hollanda devleti tarafından Hollanda’nın değişik yerlerine yerleştiriliyor. Zeist Hollanda’nın ortasında bir yer olduğu için Zeist’te bulunan bu binayı aldık. Bizler de sizler gibi kendimizi kaybetmeyelim düşüncesi ile elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Bu eğitim binasını aldık üyelerimize burada eğitim vermek istiyoruz.

“Hollanda’daki müşküllerimizi çözecek insani yardıma ihtiyacımız var”

Maalesef bizler henüz bulunduğumuz ülkelerin kanunlarını bilmiyoruz, dilini iyi konuşamıyoruz. Üyelerimizin birçoğunun henüz iyi bir işi olmadığı için fazla gelirleri yok. İşlerimizi zor şartlar ve imkânsızlıklar içinde yürütmeye çalışıyoruz. Sizlerden hem dil konusunda, hem de diğer konularda yardım bekliyoruz. Bize haftada birkaç saatliğine de olsa dil ve resmî kurumlarla görüşmelerde yardımcı olabilecek bir kardeşimiz olursa çok makbule geçecek” diyerek durumlarını gözler önüne serdi.

Türkiye’nin, Uygurları geri iade edeceği yönündeki söylentilerden rahatsız olup olmadıkları sorusuna ise, yönetim kurulu üyelerinden Ebul Kasım, şöyle cevapladı: “Doğu Türkistan’daki Uygurlar için Türkiye onların başının tacıdır. Uygur Türklerinin Türkiye’den öyle bir beklentisi var ki, ‘Türkiye’nin başında kim olursa olsun, gelip bizi kurtaracaklar’ diye inanıyorlar. ‘Türk halkı bizim hem kan hem de din kardeşimizdir’ diyorlar. İster imza atılsın ister anlaşma yapılsın; Türk halkının ellerinde bulunan Uygurları Çin hükümetine teslim etme ihtimalini aklımız almıyor. Türkiye’de ne olup bittiğini siz bizden daha iyi bilirsiniz. Bizim bildiğimiz tek şey, Türk halkı bizim her şeyimizdir, başımızın tacıdır.”

Ali Yücel: Doğu Türkistan bizim ata yurdumuz, Uygurlar da bizim hem kan, hem de din kardeşimizdir”

Daha sonra söz alan Saadet Hollanda Başkanı Ali Yücel de şunları ifade etti: “Doğu Türkistan bizim ata yurdumuz, Uygurlar da bizim hem kan, hem de din kardeşimiz. Siyaset çok farklı bir şey. Siyaseti bir kenara bırakıp insani açıdan baktığınız zaman, Türkiye’deki halkımızın da tıpkı bizim gibi düşündüğünü, Uygur kardeşlerimizin yanında olduğunu biliyoruz. Siyasi gelişimler şu anda maalesef hiç istemediğimiz bir yönde gidiyor. İade konusunun Türkiye’de masaya konulmuş olması, Endonezya hükûmetinin birkaç Uygur kardeşimizi geri iade etmiş olması, birçok Müslüman ülkenin bu konulara sessiz kalması bizleri derinden üzmektedir.”

 

Ziyaret esnasında Hollanda Saadet Temsilciliği tarafından, üzerinde Allah (cc) ve Muhammed (sav) yazılı büyük bir tablo, Bülent Alan’ın D8 (Gelişmekte olan İslam ülkeleri) ve Mustafa Yılmaz’ın Davam kitapları vakfa hediye edildi.

Haber: Recep Soysal