HDV’ye Bağlı Kuzey Hollanda Camiler, komisyon toplantısını Medemblik Fatih Camii’nde düzenledi. Toplantı tam katılımlı bir şekilde gerçekleştirildi.

Kuzey Hollanda Camileri Komisyonu Başkanı Selahattin Köse’nin program açılış konuşmasının ardından, HDV Medemblik Fatih Camii din görevlisi Metin Özkulu tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı.

T.C. Amsterdam Başkonsolosu Engin Arıkan da toplantıya katılarak yapılan sunumları izledi.

“İhtiyaç olmadıkça sosyal medyaya takılmayın.”

Lahey Din Hizmetleri Müşaviri Prof. Dr. Haluk Songur, 21 caminin katıldığı dernek başkanlarına bir selamlama konuşması yaparak bazı önemli konuları katılımcıların dikkatlerine sundu.

Prof. Dr. Haluk Songur konuşmasında özetle şunlara değindi: “Cami dernek başkanları olarak çok değerli bir görev yapıyorsunuz. Sizler ailenizi bırakıp buraya toplantı için geliyorsunuz bu çok önemlidir diyen Haluk Songur  Bir konuya daha değindi  çok hassasiyet taşıyan önemli unsurlardan bir tanesini sizinle paylaşmak istiyorum. Kıymetli dostlar, genel olarak sosyal medya kullanımını ya sıfırlayın, ya da sınırlı veya çok dikkatli kullanın. İhtiyaç olmadıkça sosyal medyaya takılmayın.

Sosyal medyanın toplumumuza verdiği zararı göz önünde tutalım. Sosyal medyada her gördüğünüz bir paylaşımın altına yorum yaparak egonuzu tatmin edebilirsiniz onun yanında olayı başka yönlere çekerek toplumumuza zarar verebilirsiniz. O yüzden sosyal medyanın kötü yanlarının da olduğunu unutmamamız lazım”

“Her türlü haksızlığı ilgili kurumlara bildirin”

T.C. Lahey Büyükelçisi, Şaban Dişli de toplantıda katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada önemli konular hakkında bilgiler verdi

Büyükelçi konuşmasında şunlara değindi: “Basında çıkan camilerin gizlice araştırılması konusunda veya herhangi bir konuda yerel yönetimlerle işbirliği yapılabileceği şeffaf kurumlar, bu tür girişimlerden sakın korkmasın. Abdestimizden şüphemiz yok ki ibadetimizden şüphe olsun. Türkiye’yle ilgili Hollanda medyasının olumsuz tavır takınmasına rağmen Hollanda-Türkiye arasında diplomatik olarak iyi gelişmeler var. Kısa süre önce cumhurbaşkanımız ile Başbakan Rutte bir araya geldiler. Hollanda’da yeni hükûmet kurulduktan sonra cumhurbaşkanımızın Başbakan Rutte’yi Türkiye’ye davet edeceğini söyledi. Bunun yanında, Hollanda’da yaşayan Türk toplumunun, Hollanda’nın bir parçası olduğunu görmeleri lazım. Başarılı Türk girişimcilerin ve siyasetçilerin Hollanda’da var olduğunu be bunun büyüyerek devam ettiğini biliyor ve görüyoruz. Her türlü hak arama konusunda halkımız daha da duyarlı olsunlar. Camilerimize yapılan çirkin saldırılar konusunda tüm bilgi ve belgeleri yerel karakollara şikâyet olarak bildiriniz; gerektiğinde bizlerde gerekli  makamlara bildiriyoruz ve bu konuda ciddi çalışmalar yapıyoruz”

“Camilerimizle ve cemaatimizle dayanışma içerinde olmamız lazım”

Hollanda’ndın en köklü ve en güçlü STK’larından olan Türk İslam Kültür Dernekleri Federasyonu Başkanı Ömer Altay, federasyon hakkında bilgiler sundu. Altay, “hayata geçirilmeyi bekleyen pek çok projemiz var. Federasyonumuzun desteğe ihtiyacı vardır. Bu yüzden camilerimizle ve cemaatimizle dayanışma içerinde olmamız lazım” dedi

Altay’ın ardından konuşma yapan HDV Eğitim Koordinatörü, camilerdeki eğitim faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

“Anadilini iyi bilen bir çocuk, ikinci bir dili daha kolay öğrenebiliyor”

Dr. Sami Bakır da yaptığı sunumda şunları dile getirdi: “2014 yılında İlkokullarda Türkçe dersinin desteklenmemesi sonucunda Türkçe dersleri yürürlükten kaldırılmıştır. Bu gelişme dilimizin ve kültürümüzün yeni nesillere aktarılması konusunda bazı problemleri beraberinde getirdi. Araştırmacılar, Hollanda’da yaşayan Türk çocuklarının gelişimlerinin Türkiye’de yaşayan yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında bu gelişimin daha yavaş ilerlediğini dikkat çekmektedir.

Çocuklar üzerine yapılan araştırmalara göre, anadilini iyi bilen çocuklar ikinci bir dili daha iyi öğrenmektedir. Ana dilini bilen çocuklar, öncelikle dil kirliliğini ortadan kaldırmakta Daha sonra ise, okul ve eğitim hayatını başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Bu tür eğitim Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından Hollanda genelinde 7-12 yaş aralığında olan tüm projeleri desteklenmektedir. 3 yıldır yürütülen projenin 2021-2022 eğitim öğretim yılında Tulip Enstitümüze bu proje verilmiştir”

Tulip Enstitüsü camilerde Türkçe eğitimi vermeye başladı

Stichting Tulip Institute for Turkish Language and Culture’ı temsilen Vakıf Başkanı Melek Yücel ve Eğitim Koordinatörü Sevda Kool, kafalarda soru işareti bırakan bazı konuları açıklığa kavuşturdular. Enstitünün adını sorun gibi görenler cami dernek başkanları şikâyette bulunmuşlardı “Tulip” isminin, Gülen’in geçmişteki bir faaliyetini çağrıştırıyor” diyerek soru yönelttiler

Başkan Yücel sorulara cevap olarak şunları söyledi: “Tulip  bizim kurduğumuz Eğitim Enstitüsü. Kastedilen eski benzer olan isim ise Tulp adındadır; aradaki fark burada “i” harfinin olması.  Tamamen isim benzerliği var. Beni tanıyan vardır, benim ailem Zaandam’da ikamet ediyor. Ben o ailenin bir ferdiyim, bizim o bahsedilen kuruluşlarla uzaktan yakından bir alakamız yoktur. İçiniz rahat olsun.

“Verimli olmamız lazım…”

50’ye kadar kontenjan imkânımız olduğu derslerimize, 7-12 yaş aralığında olan Türk kökenli çocuklara yönelik eğitimli öğretmenlerimiz tarafından ders verilmektedir. Çünkü buradan söylemek istiyoruz branşlı öğretmenlerin olmalarını istiyoruz lise mezunu Türk Dili ve Edebiyat mezunu olmalarını istiyoruz. O zaman mutlaka üniversite mezunu olsun ve bunun yanı sıra 1 yıllık pedagojik formasyona sahip olsun istiyoruz. Öğretmenlerimize projeye katılmak isteyen kurumlar ücretsiz yer temin etmeleri ve en az 10 öğrencilik katılım sağladıkları takdirde bizde ücretsiz ders imkânı bulacaklardır. İlerdeki yıllarda kontenjanımızı yükselteceğiz.

Hollanda’da Türkçe dersleri 800 öğrenci ile başladı

Ana dili, bir insanın kimliğini belirleyen en temel unsurlardandır. Yabancı bir ülkede ana dilin önemi daha çok artmaktadır, zira dilin gelecek kuşaklara sağlıklı bir şekilde aktarılması yurt dışında daha da büyük bir sorumluluktur. Diğer yandan yapılan birçok bilimsel araştırma, ana dilin akademik başarıya katkısının önemli ölçüde yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca, ana dilin kültürel kimliğin yeni kuşaklara iletilmesinde önemli bir araç olduğu da bir gerçektir. Bugün başta Hollanda’ olmak üzere, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sayısını göz önünde bulundurursak, Türkçeyi ana dili olarak konuşan insanların sayısının, kimi Avrupa dillerini ana dili olarak konuşanlardan daha fazla olduğu gerçeğini görebiliriz.

2004 yılında ilkokullarda Türkçe derslerinin verilmesine ilişkin Hollanda hükûmeti tarafından sübvansiyonların desteklenmemesi sonucunda Türkçe dersleri yürürlükten kaldırılmıştır. Bu gelişme dilimizin ve kültürümüzün yeni nesillere aktarılması konusunda bazı problemleri beraberinde getirmiştir. Araştırmacılar Hollanda’da yaşayan Türkiye kökenli çocukların dil gelişimlerinin Türkiye’de yaşayan yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında daha yavaş ilerlediğine dikkat çekmektedir. Böylece anadil derslerinin ne kadar önemli olduğuna tekrardan vurgu yapmak isterim.

Çift dilli yetişen çocuklar üzerinde yapılan araştırmalara göre anadilini iyi bilen çocuklar ikinci bir dili daha iyi öğrenebilmektedir. Anadilini bilen çocuklar öncelikle dil geriliğini ortadan kaldırabilmekte ve böylece okuldaki eğitim hayatını başarılı bir biçimde sürdürebilmektedir. Böylelikle gelecekte toplumla daha iyi bir şekilde iç içe yaşayabilmektedir. Bu nedenle anadil eğitimi her bir birey için çok kıymetlidir.

Türkçe derslerinin eksikliğinden hareketle Hollanda genelinde 7-12 yaş aralığındaki Türk çocuklarına yönelik Türkçe eğitim projeleri sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde yürütülmektedir. Hollanda’da üç yıldır yürütülen proje, 2021-2022 eğitim – öğretim yılında enstitümüze verilmiştir. Geçen sene de verilen Türkçe derslerinin yürütücülüğünü ve koordinatörlüğünü yine aynı ekip olarak Sevda Hanım, Asel Hanım ve benim tarafımdan gerçekleştirilmiştir.

Bu dönem bizler de kendi hür irademizle kendi vakfımızı açmaya karar verdik. “Turkish Language Project’in” kısaltımından ötürü “Tulip” ismini seçtik. Bir diğer sebebi ise iki kültür arasındaki yüzyıllardır süre gelen güzel ilişkilerin de bir sembolü olmasından dolayıdır. Hiçbir benzer isimli oluşum ya da toplulukla bir bağımız bulunmamaktadır. Ben vakfın başkanı ve aynı zamanda projenin idari koordinatörüyüm. Bu dönemki Türkçe derslerine ilişkin bilgi vermek istiyorum. 80 kurumlu kontenjan imkânımız olduğu derslerimizi 7-12 yaş aralığında olan Türk kökenli çocuklara yönelik yetkin öğretmenlerimiz tarafından verilmektedir.

Proje 32 haftadan oluşmaktadır ve yeterli kontenjanı sağlayabilen kurumlar ile harekete geçilmiştir.

Projeye katılmak isteyen kurumlar ücretsiz lokasyon temini ve en az 10 öğrencilik katılım sağladıkları takdirde, ders kitap ve materyallerini sağlayarak ders verecek öğretmenimizin yönlendirilmesini sağlıyoruz. Akabinde yine ders takibini, eğiticilerimizin eğitimlerini ve kurum ziyaretlerini elden bırakmıyoruz.

Bu dönemki yeniliklerimizden ilki uzman profesörler ile çalışmalarımız sonucunda üç farklı dil seviyesine aynı sınıfta ders verme imkânı sağlayan yeni farklı seviyelere yönelik ders kitaplarımız oldu. Yine teknoloji çağında büyüyen çocuklarımızı buradan da yakalayabilmek için yeni döneme özel olarak hazırlanmış olan weebly isminde dijital uygulamamızı hayata geçiriyoruz. Derslerimizi oyun ve eğlence ile destekleyecek eğitici Türkçe oyunları, Türkiye haritası, konulara özel posterler ve dünya klasiklerinden oluşan hikâye setleri ile derslerimizin gerçekleştiği her bir kuruma Türkçe kitimizi gönderiyoruz. Yaklaşık 800 öğrenci ile başladığımız proje döneminde 1500 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz.

2 yıl önce kullanıma açılan Medenblik Fatih Camii’nde hatıra fotoğrafı çekilen cami başkanları, caminin mimari görünümünü çok beğendiklerini dile getirdiler

Fatih Camii Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çoruk, katılımcılara teşekkür etti ve ikramda bulundu.

Sedat TAPAN – Muhabir/Journalist