Fransa’da partiler arası son müzakerelerin ardından Göç Yasası, Ulusal Mecliste kesin olarak onaylandı. Tasarının nihai şekli, sağ popülizmin ülke siyasetindeki belirleyici unsur hâline gelişi olarak yorumlanıyor.

Fransa’da 19 Aralık 2023’te Karma Komisyon üyesi (Commission mixte paritaire) milletvekilleri ve senatörler arasında varılan anlaşmanın ardından Göç Yasası, Senato ve Ulusal Mecliste oylamaya sunuldu. Parlamentonun her iki kanadı tarafından da onaylanan metin, Fransa’da sağ popülizmin siyaseti nasıl esir aldığını bir kerz daha gösteren bir vaka olarak görülüyor.

Yasa, 2022’de Verilen Bir Seçim Vaadiydi

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2022 seçim kampanyası sırasında vaat ettiği “Göçü Kontrol Etme ve Entegrasyonu İyileştirme” başlıklı yasa tasarısı, 2022 sonbaharında başladığı yolculuğunu sonunda tamamlamışa benziyor. İçişleri Bakanlığı riyasetinde hazırlanan metin, mart ayının ortasında Senato Hukuk Komisyonu tarafından incelemeye başlanmıştı. Akabindeki Senato oturumlarında daha katı bir göç politikasını uygulamayı öngören bir hâle getirilerek Ulusal Meclise gönderilmişti.

Sol partilerce çok katı politika tedbirleri içerdiği ve sağ partilerce yeterince sert olmadığı sürekli eleştirilen metne, göçmen haklarını savunan sivil toplum kuruluşları da itiraz etmekteydi. Tasarı Ulusal Meclise geldiğinde 11 Aralık’ta Yeşiller’in verdiği önergeye sol, sağ ve aşırı sağ partilerin verdiği ortak destekle reddedilmişti. Böylece daha esas maddeler tartışılmadan önce metnin incelenmesi kesintiye uğratılmıştı. Yasanın mimarı ve savunucusu olan İçişleri Bakanı Gérald Darmanin ilgili oylamanın ardından istifasını sunmuş ancak Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından kabul edilmemişti. Tasarı yeniden üzerinde çalışılmak üzere Karma Komisyon’a sevk edilmişti.

Macron hükûmetinin sağ partilerle bir uzlaşıya varmasının ardından 19 Aralık’a gelindiğinde senatörler ve milletvekillerinden oluşan Karma Komisyon, metne yeni tedbirler ekleyip önce Senatoya sonra da Ulusal Meclise sundu. Tasarı, Ulusal Mecliste 349 milletvekilinin lehte, 186 milletvekilinin aleyhte oyu ile kabul edildi. Yasanın yürürlüğe girebilmesi için Cumhurbaşkanı Macron tarafından onaylanması ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor.

Sürecin Esas Kazananı Le Pen mi?

Tasarı metninin 11 Aralık’ta Ulusal Mecliste tartışmaya sunulmadan reddedilmesinin ardından Başbakan Elisabeth Borne, sağ çizgide siyaset yapan Cumhuriyetçiler Partisi (LR) ile yeniden müzakerelere başlamıştı. Macron yönetiminin, LR partisinin desteğini almak harekete geçmesinin ardından 19 Aralık 2023’te Senato ve Ulusal Meclis üyelerinden oluşan Karma Komisyon tarafından tasarıya yeniden daha sert önlemler eklendi. Bu son taslak aynı günün akşamı yapılan oylamada Ulusal Meclis tarafından da kabul edildi.

İçişleri Bakanı Gérald Darmanin, tasarının aşırı sağın oyları olmasaydı da meclisten geçmiş olacağını iddia etti. Darmanin’in bu sözleri, muhalif milletvekillerince eleştirilirken, ulusal basında çokça yorumlandı. Müzakereler Cumhuriyetçiler’le yapılmış ve İçişleri Bakanı Darmanin, aşırı sağ partilerle temas olmadan bu metni geçirmekten memnun olduğunu açıklasa da ülke medyası, uzun yıllardır sağ ve aşırı sağ partilerin dile getirdiği katı göç politikası istikametinde büyük bir adım atıldığını vurguluyor.

Aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi (Rassemblement National, RN) de bu görüşü paylaşıyor. RN lideri Marine Le Pen, bu sürecin sonunda sıkılaştırılan yasa projesinin, partisi adına “ideolojik bir zafer” olduğunu duyurdu ve dün yapılan oylamada 88 RN milletvekili de tasarı lehine oy kullandı. Bu vekillerin tasarıya ret oyu vermesi hâlinde metnin kabul edilmeyeceği ülke basınında ifade ediliyor.

İktidar Grubunda Çatlaklar

Yasa kabul edilmiş olsa da hükûmet kampında ciddi çatlaklara yol açtı. Hükûmetin neticede aşırı sağın desteğini almış olmasından rahatsızlık duyan 27 iktidar milletvekili metnin aleyhinde oy kullanırken 32 milletvekili ise oylamada çekimser kaldı. Kabinedeki bazı isimlerin ise rahatsızlıklarını göstermek adına istifa edecekleri konuşuluyor.

Fransız medyası Sağlık Bakanı Aurélien Rousseau Göç Yasasının bu şekilde kabul edilmesini protesto etmek amacıyla hükûmetten ayrılma niyetinde olduğunu iddia etti. 20 Aralık’taki kabine toplantısına katılmayan Rousseau’nun Hükûmet Sözcüsü Olivier Veran tarafından istifa ettiği açıklandı.

Başbakan Dahi Anayasaya Aykırılık Olduğunu Düşünüyor

France Inter’e konuşan Başbakan Elisabeth Borne, hükûmetin görevini yerine getirdiğini dile getirerek Macron kampında herhangi bir kriz olduğunu reddediyor. Ancak yasanın geçmesi için sağ gruplarla müzakereleri yürüten Başbakan Borne bile yasa metninde yer alan bazı tedbirlerin ülke anayasasına aykırı olma ihtimalinin bulunduğunu belirtiyor.

Ülke medyasına göre, dün Ulusal Mecliste kabul edilen yasanın içeriğine bakıldığında göçmenler için zaten zor olan şartların daha da zorlaşacağını görmek mümkün.

Sosyal Yardımlardan Yararlanmak için Süre Şartı

Yeni yasa, Avrupalı olmayan yabancıların sosyal yardım alabilmesi için Fransa’da asgari ikamet süresi şartı aranmasını öngörüyor. Tasarı metnine göre, ülkede yaşayan yabancılara kira desteği ve aile yardımları, çalışma şartına bağlanıyor. Çalışan yabancılar Fransa’ya geldikten 3 ay sonra, çalışmayanlar ise 5 yıl sonra kira desteğinden faydalanabilecek. Aynı şekilde bir işi olan yabancılar ülkeye geldikten 30 ay sonra, işi olmayanlar ise 5 yıl sonra aile yardımlarına erişebilecek.

Belgesiz İşçiler Düzenli Hâle Getirilecek mi?

Ülkede işçi açığı olan meslek grupları için özel bir oturum kartı verilmesini öngören tasarı, göç kotaları oluşturmayı kapsıyor. Bu madde özellikle sağ partiler tarafından tepkiyle karşılanmış ve Kasım ayında Senato tarafından tasarıdan çıkarılmıştı. 19 Aralık’ta son verilen şekle göre, ülke çapında geçici bir uygulamaya gidiliyor.

Fransa’da en az üç yıldır ikamet eden ve son 24 ayın en az 12 ayında çalıştığını belgeleyebilen göçmenler bir yıllık oturma izni alabilecekler. Bu uygulama yalnızca 2026 yılının sonuna kadar geçerli olacak. Yasada ayrıca, başta Avrupa Birliği dışından gelen doktorlar olmak üzere “nitelikli sağlık personeli istihdamı ihtiyacına” yanıt vermek amacıyla oturum izni müracaatlarında tıp ve eczacılık mesleklerine öncelik verilmesi öngörülüyor.

Vatandaşlığa Geçiş ve Vatandaşlıktan Çıkarılmaya Dair Düzenlemeler

Yeni Göç Yasası ile çifte vatandaşlığı olan kişiler bir kamu görevlisine karşı kasıtlı cinayetten suçlu bulunursa vatandaşlıklarını kaybedecekler.

Ayrıca yabancı ebeveynlerden Fransa’da doğan kişilerin reşit olduklarında Fransız vatandaşlığına otomatik olarak sahip olmaları uygulamasına da son veriliyor. Artık Fransa’sa yabancı ebeveynlerden doğan kişilerin 16 ila 18 yaşları arasında vatandaşlık başvurusunda bulunmaları gerekecek. Belli suçlardan dolayı hakkında hüküm bulunan Fransa doğumlu bir yabancının vatandaşlığa alınması ise imkansız hale geliyor.

Yasa Dışı Göçmenlere Sağlanan Tıbbi Yardım Kesilecek mi?

Belgesiz göçmenlere yönelik Devlet Tıbbi Yardımının (AME) kaldırılması sağın ana taleplerinden biriydi. Ancak LR, bu metinde 2024 yılı başında sistemde reform yapılacağı vaadiyle bundan vazgeçmeyi kabul etti. Ancak dün Parlamentoda onaylanan Göç Yasası “hasta yabancı” oturma iznine erişime ilişkin bir kısıtlama getiriyor. Bazı istisnalar dışında, yalnızca menşe ülkede “uygun tedavi” bulunmadığı takdirde verilebileceğine dair bir düzenleme öngörülüyor.

Müstafi Sağlık Bakanı Rousseau AME’yi savunan isimlerden biriydi. 26 Ekim 2023’te yaptığı bir basın açıklamasında AME’nin gerekliliğini şu sözlerle savunmuştu: “Devlet tıbbi yardımı, temel bir tedbirdir. AME’nin amacı, durum çok ciddileşmeden müdahale etmektir.”

Aile Birleşimi Zorlaşıyor

19 Aralıkta onaylanan yasa, aynı zamanda aile birleşiminde aranan koşulları da sıkılaştırıyor. Özellikle aile birleşimine başvuru yapan kişinin en az 18 aydır Fransa’da ikamet etmesi şartının 24 aya çıkarılması, “istikrarlı, düzenli ve yeterli” finansal kaynaklara sahip olması, sağlık sigortasına sahip olması ve eşin yaşının minimum 21 olması şartları aile birleşimini sınırlayan önlemlerin öne çıkanları.

Yabancı Öğrenciler de Hedefte

Yeni Göç Yasasının yabancı öğrencileri ilgilendiren maddeleri de var. Artık, “öğrenci” oturum izni talebinde bulunan yabancıların, olası “sınır dışı masraflarını” karşılamak amacıyla bir depozito ücreti ödemeleri gerekiyor. Uluslarası öğrencileri hedefleyen bu uygulama Fransa’nın büyük üniversitelerinin rektörleri tarafından eleştiriliyor. Üniversite rektörleri yayınladıkları bildiride bu önlemin “Aydınlanma ruhuna” aykırı olduğunu ve Fransa’nın bilimsel bir çekim merkezi olmasını riske atacağını belirterek düzenlemeye karşı olduklarını belirtti. (AA/P)