Filistin’e verdiği destekle bilinen İtalyan aktör Antonio De Matteo, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında yaşananların alçakça ve utanç verici olduğunu belirterek, buna sessiz kalamadığını söyledi.

İtalya’da geçen ay düzenlenen Roma Film Festivali’nde çok seyredilen televizyon dizisi “Mare Fuori” ekibi ile kırmızı halıdan geçerken, üzerinde Filistin bayrağı bulunan ve “Soykırımı durdurun”, “Gazze’de bombardımanı durdurdun”, “Terörü durdurun” gibi ifadelerin yazılı olduğu atkı açarak dikkati çeken De Matteo, AA muhabirine konuştu.

Roma’da sahibi olduğu fotoğraf stüdyosunun kapılarını açan De Matteo, festivaldeki hareketinin yanı sıra Filistin meselesinin geneline ilişkin görüşlerini paylaştı.

Filistin konusuna merakının nasıl başladığı sorulan De Matteo, “Filistin’e olan hassasiyetim çok küçük yaşlarda başladı. İlk kez babamla bir Filistin’e destek gösterisi için Caserta’dan Roma’ya gelip katılmıştık. Bundan sonra da kişisel olarak bu konuya ilgi duymaya başladım ve bu konuyu çalıştım, neler yaşandığını, durumu anlamaya çalıştım. 2007’de en nihayet Filistin’e gittim.” dedi.

De Matteo, 2007’deki ziyaretinde Beytüllahim’de, Kudüs’te, Eriha’da bulunduğunu, dernek temsilcisi ya da gazeteci olarak bölgeye gittiği için Gazze Şeridi’ne gidemediğini ama Nablus’ta cuma günleri düzenlenen gösteriye katıldığını anlattı.

O dönem bir gazete için foto muhabiri olarak özel bir çalışma yapmak üzere bölgeye gittiğini aktaran De Matteo, “Orada gösteri düzenlenirken, daha sonra bana açıkladıkları gibi İsrail ordusu genellikle yaptığı şekilde, göz yaşartıcı gaz atmaya başladı ki bunlar bizdekilerden birazcık daha güçlü idi. Keskin nişancılar da demir bilyeli plastik mermi attılar. Bacağımdan vuruldum. Yanımda İtalyan bir gönüllü vardı, o alnından vuruldu. Birkaç kişi daha vuruldu. Kısacası bir gerilla savaşını andıran bir durumdu. O an çok korktum.” diye konuştu.

Antonio De Matteo, bunun kendisini çok etkilediğine işaret ederek, “O günden bu yana da bu davayı hiç bırakmadım, hep bu konuda çalıştım, konferanslara gittim. Kısacası durumu hep takip ettim. 25 Ekim ve sonrasında Gazze’nin tamamen kapatıldığını ve Gazze’nin bombalandığını gördüm. Buna daha fazla katlanamadım ve bir şeyler yapmam gerektiğini hissettim. Uluslararası düzeyde bir şekilde en azından bir ses vermek istedim ve (Roma Film Festivali) o vesileyle bu atkıyı oraya götürüp açtım.” ifadelerini kullandı.

De Matteo, bu çatışmanın ve dolayısıyla Filistin’de yaşananların kendisinde böyle bir hassasiyet uyandırdığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Bu davaya katılmak zorunda hissettim çünkü bu, herkese öyle göstermek istedikleri gibi bir terör meselesi değil. Burada insani bir durum var. Ben de sahip olduğum imkanlar doğrultusunda bunu yaptım. Daha fazla yapamıyordum. Haftalarca uyuyamadım çünkü yaşananlar alçakçaydı, utanç vericiydi ve İtalya’da bu, pek duyulmadı ve halen de bu durumun üstünde az duruluyor. Ben o azın bir parçası olmak istemiyorum.”

İtalya ve Avrupa’nın bu konuya yaklaşımını nasıl değerlendiriyor?

İtalyan aktör, ülkesindeki sağ koalisyon hükümetinin bu konuya yaklaşımını nasıl değerlendirdiği sorusuna, “(Giorgia) Meloni hükümeti, suskun bir hükümet. Protestolara karşı bir şey demiyor ya da düzenleme yapmıyor ama bu arada devletin büyük şirketlerinden biri olan ENI, Gazze açıklarında İsrail ile petrol arama anlaşmaları yapıyor. Sonra İtalya’dan ABD’ye üs garantisi veriliyor iniş-kalkışlar için, silah satıyoruz, en büyük silah üreticilerindeniz. Bu savaşta olmak için ekonomik çıkarlarımız var.” cevabını verdi.

Bazı Avrupa ülkelerinde Filistin’e destek ve dayanışma gösterilerinin yasaklandığı hatırlatılan ve buna ilişkin görüşleri sorulan De Matteo, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Avrupa’nın yaklaşımının sebebi, her şeyden önce Avrupa’da yaygın olan Siyonizm’dir. İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşananlardan dolayı bir suçluluk duygusu da söz konusu. Ve ekonomik çıkarlar çünkü her şey ekonomik çıkarlarla ilgili. Avrupa’nın, Orta Doğu’daki çıkarlarını yönetebilecek bir bölge olması gerekiyor, İsrail bu bölge haline geldi. Protestoların engellenmesi saçmalık çünkü bütün Avrupa ülkeleri bilgi özgürlüğüne ve özgürce konuşabilme imkanına inanmaktadır. Bu bana doğru gibi gelmiyor. Yetişkin ya da yaşlı aktivistlerin hapse atıldığı veya Filistin meselesi için seslerini duyurdukları ve mücadele ettikleri için yargılandığı Londra’da yaşananlar da bunu gözler önüne seriyor.”

Nasıl bir çözüm öngörüyor?

Antonio De Matteo, “iki devletli çözüm bir gün gerçekleşebilir mi?” sorusuna da “Bu inanılmaz bir tartışma. Her iki taraf için de iyi olacak kurallar oluşturulmadıkça böyle bir çözümün olamayacağına inanıyorum çünkü bütün öneriler İsrail tarafından yapıldı ve her zaman İsrail’in himayesi altında oldu ve buna yeter diyorum. Bu bir propaganda.” yanıtını verdi.

İtalyan aktör, kendi önerisini ise aktarırken, “İki devleti tek devlet içinde bırakacaksınız, ikiye bölmeye gerek yok. Bir girişim oldu ama İsrail buna asla saygı duymadı. Bir devlet olmalı ama her iki etnik ve dini gerçeğin özgürlüğünü garanti edecek bir devlet olmalı.” ifadelerini kullandı.

De Matteo, ayrıca Kudüs’ten çok etkilendiğini belirterek, monoteist dinlerin burada yoğunlaştığını ve bu dinlerin bir arada yaşamasının “savaş kışkırtıcısı Siyonistler tarafından baltalandığını” sözlerine ekledi.