Gezimizin bu seferki durağ “Doğunun Paris’i” Gaziantep…

Muhabirimiz Sevgili Sedat TAPAN gitti, gördü, yazdı.

Şehir Hakkında:

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan Gaziantep, bir diğer adıyla da anılan “Antep”, Türkiye’nin en kalabalık dokuzuncu şehridir. Tarihî bir şehir olan Gaziantep, bulunduğu bölgeye göre çok gelişmiştir ve bu nedenle “Doğu’nun Paris’i” olarak adlandırılır. Yaklaşık 2 milyon nüfusa sahip olan bu bölge, sadece tarihi yapıları değil, aynı zamanda farklı kültürleri de içerisinde barındırıyor. Birbirinden farklı müzeleri, antik kentleri, tarihi yapıları, taş zeminli dar sokakları ve evleri bir kenara, lezzetli yemekleri bir tarafa…

Kaç Günde Gezilir?

Gaziantep’i 3 günde gezebilmeniz mümkün.

Ziyaret Etmek İçin En İyi Zaman:

Gaziantep’te hava sıcaklıkları Haziran-Eylül ayları arasında oldukça yüksek olup, Aralık-Şubat ayları arasında ise çok soğuktur. Bu nedenle en uygun dönem olarak sonbahar aylarını tercih edebilirsiniz.

Müze Kartları:

Türkiye’nin birçok şehrinde geçerli olan Müzekart, Kültür Bakanlığı’na bağlı tüm müzelerde ücretsiz giriş yapma imkanı tanıyor.

Havalimanı Merkez Ulaşım:

Bu konu hakkında daha detaylı bilgi için, Ulaşım Rehberi adlı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Ne Yenir?

Gaziantep’in en meşhur lezzetleri arasında; katmer, beyran, antep fıstıklı şekerli börek ve ali nazik kebabı yer alıyor. Bu lezzetleri yakından öğrenmek için, buyrun Gaziantep’in Yöresel Yemekleri yazımıza! Ayrıca Gaziantep Restoranları yazımıza da göz atabilirsiniz.

* Kişi başı ortalama yemek fiyatı: 25.37₺

Gaziantepte Gezilecek Yerler…

1. Gaziantep Kalesi

Burası neresi? 

Alleben Deresi’nin güney kenarında yer alan Gaziantep Kalesi, yaklaşık 25 metre yükseklikte olup, herkes tarafından fazlasıyla dikkat çekmektedir. Kalenin ne zaman ve kimler tarafından inşa edildiği tam olarak bilinmese de, bununla ilgili çeşitli efsaneler anlatılmaktadır. Yaklaşık 6 bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu düşünülen kalenin, bir höyük üzerinde inşa edildiği ve MS 2. ve 3. yüzyıllarda ise kale ve çevresinde ”Theban” isimli küçük bir kentin yer aldığı biliniyordu. Zaman içerisinde yapılan arkeolojik kazılar sonucunda, MS 2. ve 4. yüzyıllarda, kalenin ilk olarak Roma döneminde bir gözetleme kulesi olarak kullanıldığı bilgisine ulaşılmıştır.

Kalenin günümüzdeki hâlini ise, MS 6. yüzyılda, ”Kaleler Mimarı” olarak adlandırılan Bizans İmparatoru Justinyanus döneminde aldığı biliniyor. Kalede 12 adet kule bulunuyor ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde kalenin 36 burcundan bahsediyor ancak günümüzde bunlardan sadece 12 tanesini görebiliyoruz. Gaziantep Kalesi, Memluklular, Dulkadiroğulları ve Osmanlılar tarafından ihtiyaca göre zaman zaman onarılmıştır. Sonraki yıllarda, Mısır Sultanı Kayıtbay tarafından elden geçirilen kalede, ana kapı ve kale köprüsünün iki yanındaki kule Kanuni Sultan Süleyman tarafından yeniden yaptırılmıştır.

Neden gitmeliyim? 

Kalede, 1989 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Gaziantep İl Özel İdare Müdürlüğü tarafından kazı ve restorasyon çalışmaları yapılmış ve halen Gaziantep Arkeoloji Müzesi tarafından süren çalışmalar sonucunda Osmanlı dönemine ait bir hamam ve bir cami ortaya çıkmıştır. Kale, günümüzde ise Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panaroması Müzesi olarak kullanılıyor. Müze içerisinde, Gaziantep’in gösterdiği savunmayla ilgili bir sunum yer alıyor.

* Adres: Seferpaşa, Naip Hamamı Sk., 27400 Şahinbey/Gaziantep

* Çalışma saatleri: Kış: 08.30 – 17.30 / Yaz: 09.00 – 19.00

* Telefon: (0342) 211 12 00

* Giriş ücreti: Ücretsiz

Emine Göğüş Mutfak Müzesi

Burası neresi?
Gaziantep Kalesi’nin güneyinde yer alan Göğüş Konağı, 1904 yılında inşa edilmiştir. Türkiye’nin ilk Turizm ve Tanıtma Bakanlarından Ali İhsan Göğüş’ün doğduğu ev olan bu konak, belediye tarafından restore edilerek 2008 yılında müze olarak hizmete açılmıştır. Şehre gelen ziyaretçilerin ilgi ve merakla uğradığı yerlerden biri olan Emine Göğüş Mutfak Müzesi’nde, Gaziantep’in mutfak kültürünün tanıtılması amaçlanmıştır. Türkiye’de ilk mutfak müzesi olma özelliğine sahip olan bu müzede; Gaziantep mutfağında kullanılan araç ve gereçler ile birlikte Gaziantep’in yöresel yemeklerinin görselleri sergileniyor.

Ali İhsan Göğüş’ün annesi Emine Göğüş adına açılan bu müzede mutfak kültürü, yöresel giysiler içindeki balmumu heykelleri eşliğinde canlandırılıyor ve bir hayli dikkat çekiyor. Burada; günlük hayattan mutfak ve sofra eşyalarına kadar, misafir ağırlamadan bayram ve özel yemeklerine kadar, düğün eğlencelerinden piknik geleneğine kadar oldukça kapsamlı bir tanıtım yapılıyor. Her salonun konusu ile ilgili bilgi panolarının yer aldığı müzede, mutfak malzemeleri ve kap kacaklar özel camlı vitrenlerde sergileniyor.

Müzenin bölümleri; İki katlı müzenin alt katında; Gaziantep yemekleri, saklama ve depolama aletleri, yiyecek ve içecek kültürü, panolar ve balmumu heykelleriyle anlatılıyor. Ayrıca yine bu katta, ziyaretçilere özel ikramlar sunuluyor ve Gaziantep mutfak kültürünü anlatan özel bir gösteri ekranlardan yayınlanıyor. İkinci katta ise; bir stant, mutfak araç gereçlerin sergilendiği vitrinler ve bir kiosk bulunuyor. Bu kiosk sayesinde, Gaziantep’in tarihçesi, doğal güzellikleri, tarihi eserleri, tarımı, hayvancılığı ve kültürel zenginliği tanıtılıyor. Aynı zamanda müzede; Ali İhsan Göğüş’e ait bir oda yer alıyor ve içerisinde hayatı ile ilgili belgelerle, ailesine ait mutfak eşyaları sergileniyor.

  • Adres: Karagöz Mh., 27240 Şahinbey/Gaziantep
  • Çalışma saatleri: 08.30 – 17.30
  • Telefon: (0342) 232 66 16
  • Giriş ücreti: Yetişkin: 2₺ / Öğrenci: Ücretsiz
  • Web sitesi 
  • Yol tarifi al < 

Gaziantep Hamam Müzesi

Burası neresi? 

Osmanlı mimarisinin ve kültürünün en güzel örneklerinden biri olan Gaziantep Hamam Müzesi, 2015 yılında restore edilmiş ve Gaziantep’in hamam kültürünün yaşatıldığı bir müze haline gelmiş. Soğukluk, ılıklık ve sıcaklık olarak üç bölümden oluşan müzede, koleksiyoncu Haluk Perkin bağışladığı araç gereçler ve hamam adetleri, balmumu heykeller ve maketlerle canlandırılarak anlatılmış. Müzenin yer aldığı bina, 1563-1577 yıllarında Lala Mustafa Paşa tarafından bir külliye olarak yaptırılmış ve uzun yıllar ”Paşa Hamamı” olarak hizmet vermiştir.

Gaziantep’teki hamamlar, diğer hamamlara göre, hamamdaki sıcaklığı sabit tutmak ve hamamın yer altı suyundan direkt olarak yararlanmak için yer altına gömülü olarak inşa edilmiş. Aynı zamanda müzenin tavanında, diğer hamamlara oranla daha çok gözenek yer alıyor ve bu gözenekler “Fil Gözü” olarak adlandırılıyor. Gözeneklerinin fazla olması ise, doğal aydınlık vermesi ve mercekli cam fanusların güneş ışınlarını direkt içeri vermesiyle bulunduğu noktayı sıcak hale getirmesinden dolayıdır. Ayrıca mercekli cam fanusların içeriyi göstermemesi, yani buğulu olmaları da farklı bir özelliktir.

  • Adres: Karagöz, 27400 Şahinbey/Gaziantep
  • Çalışma saatleri: 08.30 – 17.30
  • Telefon: (0342) 211 12 00
  • Giriş ücreti: Yetişkin: 2₺ / Öğrenci: Ücretsiz
  • Web sitesi 
  • Yol tarifi al > 

15 Temmuz Demokrasi Müzesi – Gaziantep

Türkiye’nin ilk “15 Temmuz Demokrasi Müzesi” Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından, Gaziantep İstasyon Meydanı’nda bulunan İstasyon Parkı’nın içerisinde yaptırılarak 12 Temmuz 2017 tarihinde ziyarete açılmıştır. Darbe girişiminin bir yansıması olan müzenin tüm duvarları düzensiz ve asimetrik bir perspektif ile ele alınarak “o gün” yaşanan atmosfer, mekansal olarak yeniden üretilmiştir.

15 Temmuz Demokrasi Müzesi, tanımlar ve soyutlamaların ötesinde kritik dönemdeki bu tarihi olayı yeniden anlama ve yorumlamayı düşündüren, geçmişi sabitleme yerine geçmişin olumsuz yükünden kurtulma ve sağlıklı bir geleceği inşa etmeyi merkeze alarak, geçmişi unutmadan geleceğe emin adımlarla yürümek gerekliliğini ziyaretçilere hatırlatma amacı taşımaktadır.

Müzede; o gece 16 Temmuz sabahı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan resmi açıklamaya kadar yaşanan süreç bir zaman çizgisi içinde yüzlerce telefon, tablet, televizyon ve güvenlik kamerası monitörü üzerinden kronolojik olarak ziyaretçiler tarafından izlenmekte, bu süreçte yaşananlar tecrübe edilmekte ve ziyaretçiler de tüm olaylara karşı yeniden “tanıklık” hissi oluşmaktadır.

15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nin içerisinde, darbe girişiminde şehit düşen şehitler ve yanı sıra Gaziantepli şehitlerin de ayrı bir bölümde fotoğrafları sergilenmektedir. Müzenin dış cephesinde ise 15 Temmuz şehitlerini anmak amacıyla 248 şehidin isimlerinin yazıldığı bir anıt duvar bulunmaktadır.

Gaziantep’te Ciğer Nerede Yenir? 

Gaziantep gezimde gerek sunum, gerek lezzet olsun en iyi anımı en sona saklamıştım. Yazmak bugüne nasip oldu. Ciğerci Mustafa’yı Antep’te kime sorsanız bilir ve çarşı içinde size gösterir ama Ciğerci Mustafa’yı bugün “Ciğerci Mustafa” yapan kişi oranın orkestra şefi “Asef” tir.

Kendisi o kadar renkli ve o kadar farklı bir kişilik ki, hayal gücünüzü biraz daha zorlarsanız “Şems-i Tebrizi” gibi bir adam mübarek dersiniz. Lafını esirgemeyen, doğru bildiğini söyleyen, gönlü ile kafası eş zamanlı çalışan son derece zeki ve bilgili bir adam. Ciğer şiş yemek için ilk kez öğleden sonra yanına gittiğimizde kendisine “Nedir buranın usülü?” diye sorduk. Bizi gerçekten ilgili görüp ciğer yeme konusunda harika önerilerde bulundu.

ANTEP FISTIĞI

Gaziantep mutfağındaki çoğu tatlının dünyaca ün yapması tesadüf değil, antep fıstığı girdiği her şeyin lezzetini kat kat artıran bir kuruyemiş. Baklavanın binbir türlüsüne de, fıstıklı kebaba da tuzlu-tatlı her şeye sihirli değneğini değdirmiş zamanında. Gaziantep mutfağının diğerlerine göre fark atmasının başlıca sebeplerinden. Antep fıstığı denmesinin nedeni de Türkiye’deki ilk fıstık üretiminin Gaziantep’te başlaması ve halen Türkiye’nin antep fıstığı üretiminin büyük bölümünün burada yapılmasıymış. Aslında Antep fıstığının türleri var, mesela İran fıstığı bizim alıştığımız fıstığa göre daha iri ve daha az yağlı, Gaziantep’te üretilenler ise genellikle yağlı ve orta büyüklükte oluyor. Fıstığın kalitesi ve bolluğu, yemeğin veya tatlının da lezzetini uçuruyor. O yüzden dönmeden mutlaka bir iki kilo Antep fıstığı kapın deriz.  Ekim sonu, Kasım başı yeni hasat denilen üründen bulmanız mümkün. Ağustos – Eylül aylarında da taze Antep fıstığu bulmanız mümkün

BAKLAVA

Gaziantep’te Baklava Nerede Yenir?

Baklavayı icat ettiği söylenen Güllüoğlu’nun tarihi dükkanı hala yerinde servis veriyor. Bu müthiş icat Güllüoğlu’na şapka çıkartıyoruz ama el elden üstündür derler. Baklava liginin en iddialı oyuncuları için Gaziantep’te Baklava Nerede Yenir yazımızı okuyabilirsiniz.

Evet Künefe belki Hatay mutfağının spesiyali ama Gaziantep de künefeyi hakkıyla yapmaktan geri kalmamış. Tabi tahmin edersiniz ki Antep fıstığını çok daha bol keseden koyan versiyonunu.

Gaziantep Bakırcılar Çarşısı

Genel olarak Bakırcılar Çarşısı olarak adlandırılan ancak, birçok el sanatı esnafının üretim yaptığı bir çarşılar kompleksinden oluşan Gaziantep Bakırcılar Çarşısı ahşap kaplamalı dükkanları, taş döşenmiş sokakları ile bizlere başka bir dönemden kesitler sunmaktadır.

Bakırcılar Çarşısında yer alan dükkanların yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 19’uncu yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir. Tek katlı dükkanlardan oluşan çarşı, hanlar bölgesi içinde yer almaktadır. Kemerli girişlerle sokağa açılan dükkânlar düzgün kesilmiş sert kalker (keymıh) taştan yapılmıştır.

Kültür Yolu Projesi kapsamında yer alan çarşı Tarihi Kentler Birliği’nin “Başarı Ödülüne” layık görülmüştür. Çarşıya adını veren bakırcılık sanatı varlığını günümüzde de yoğun bir şekilde devam ettirmektedir.

Sedat TAPAN

Muhabir/Journalist

Sedat.tapan@outlook.com