11 Paylaşımlar

Daha önceki yazılarımda Avrupa Birliği  Adalet Divanı’nın vermiş olduğu  karar neticesinde çocuk üzerinden oturum hakkına değinmiştik. Hollanda hükûmeti bu kararı yasa olarak kabul etti ve zamanında başvuru yapan bir çok kişi bu imkândan faydalandı.

Bu kararın yeni çıkmış olduğu dönemde başvuruların hemen hemen nerdeyse hepsi kabul olurken, son zamanlarda maalesef başvuruların çoğu reddediliyor.

Bundan dolayı bir çok vatandaşımız hayal kırıklığı yaşamaktadır. Yoğun istek üzerine bu yazımızda  bu kararla ilgili son durumları değerlendirmek istiyorum.

Covid-19 nedeniyle IND büroları uzun süreden beri kapalı. Şu anda sadece oturum kartlarını  teslim etmek için randevu veriliyor. Çocuk üzerinden oturum, kısacası Chavez, için yapılması gereken oturum başvuruları için de randevu verilmiyor. Her hangi bir mağduriyet yaşanmaması için ben başvuruları  yazılı olarak gönderiyorum.

Hollanda hükûmeti Chavez Kararını düzenleyip kendi yasasına ekledi  fakat şartları zorlaştırdı.

Çocuk üzerinden oturum alma şartlarını kısaca yeniden  gözden geçirelim. Bu şartlar şunlardır:

– Hollanda vatandaşı çocuğunuzun olması;

– Çocuğun 18 yaşından küçük olması;

–  Çocuk yasal olarak sizin çocuğunuz olması, yani evlilik dışı  doğan çocuklarda babaların yasal olarak çocuğu  tanımaları gerekiyor;

– Çocuğunuzun size bağımlı olması.

İşte bu son şart yasalara sonradan eklendi ve şu anki başvuruların red verilmesi de bununla alakalı. Yapılan bir çok araştırmalarda, uluslararası kararlarda, bir çocuğun anneyle ve babayla yaşamasının en temel hakkı olduğu belirtiliyor. Fakat bakanlık bunu bu şekilde kabul etmiyor. Her ne kadar bunu delillerle, belgelerle, ispat etmeye çalışsak da son zamanlarda itirazların bir çoğu daha görüşme yapılmadan bile reddediliyor. Bağımsız bir kurumdan çocuğun babasından veya annesinden ayrılmaması gerektiğini yazan belgeler istiyorlar. Bu bağımsız kurum, Çocuk Esirgeme Kurumu veya Gençlik Dairesi olabilir. Fakat onlarda bu olaya karışmak istemediğinden, istekleri geri çeviriyorlar. Dolayısıyla yapılan başvuruların bir çoğu red geliyor.

Bu kararlara karşı neler yapabiliriz ve başarı oranı ne kadar olabilir?

Öncelikle olumsuz gelen başvurulara dört hafta içinde itiraz etme hakkınız var. İtiraz dilekçeleri yine bakanlık tarafından değerlendirildiği için itirazın da red gelme olanağı son zamanlarda oldukça yüksek. Zira itiraz dilekçelerinin ciddi bir şekilde değerlendirilmediğini tesbit ediyorum. Sunulan argümanlar hiç değerlendirilmeden red veriliyor. Hatta bir çok davada bir görüşmeye bile gerek duyulmuyor. Bu kararların Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın vermiş olduğu karara aykırı olduğunu gözlemliyoruz.

Oysa Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın kararında çocuğun gelişiminin ve haklarının göz önünde tutulması gerektiği yazıyor.

Fakat bakanlığın vermiş olduğu kararlarda Hollanda ekonomisi ön planda tutuluyor.

İtirazı red gelen kararlar yine 4 hafta içinde Hollanda mahkemesine sunulabilir. Bu kararlarda kişinin Hollanda’yı 4 hafta içinde terk etmesi de yer alıyor.

Dava sonucunu Hollanda’da beklemek için ve yurt dışı edilmemek için kesinlikle ‘voorlopige voorziening’ dediğimiz, Hollanda’da beklemek için talepte bulunulması gerekiyor. Aksi takdirde davanız devam etse bile bakanlık sizi yurt dışı edebilir.

Mahkemede davaların daha iyi değerlendirildiğini söyleyebiliriz. Fakat şunu da belirtmek isterim ki, delil çok önemli. Yeterli belgeniz yoksa, davayı kaybetme olanağı oldukça yüksek. Bu yüzden içeri verilen delillerin kesinlikle bir avukat tarafından  incelenmesini tavsiye ediyorum.

 

Sağlıkla ve adaletle kalın.

Şerife Akdemir – Süzen

11 Paylaşımlar