Avrupa’da yaşanılan zorluk ve kısıtlamalara rağmen Kurban’ın gerçek manasının genç nesillere de aktarılması bakımından Avrupa’daki cami ve cemiyetlerimize görevler düşmektedir.

Kurban dinî bir şiar, dinî bir semboldür. Bu ifadeyi de en iyi bir şekilde o şiara ve sembole inanan kimseler anlar. Dolayısı ile kurban kelimesi gündeme geldiğinde Müslüman bir kişinin aklına, bir hayvan kesmek değil, kurban kesmekle Allah’ın emrine boyun eğmeyi ve kulluk bilincini korumayı canlı bir biçimde ortaya koymak gelir.

Kurban, ibadetler içinde sembolik ifadesi en belirgin olan bir ibadettir. İbrâhim (a.s.) ve İsmâil (a.s.) örnekliğinde Allah’a şartsız teslimiyeti ve bu teslimiyetin müjdesini temsil eder. İbrâhim peygamber teslimiyeti ile bu imtihanı ve İsmâil’ini kazanmıştır. Aynı şekilde, İsmâil peygamber de imtihanı kazandığı gibi İbrâhim’i kazanmıştır. İmtihanı kazandıkları için de Allah’ın rızasını ve yakınlığını kazanmıştır. O yüzdendir ki, kurban Allah’a yakınlaşmayı ifade eder. Dolayısıyla Allah’ın kurbana ihtiyacı yoktur ama kul kurbanıyla, diğer ibadetleriyle Allah’a yakınlaşır. Bu hakikat Hac suresinde Müslümanların dikkatine özellikle sunulmuştur: “Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Allah’a ulaşacak olan ancak sizin Onun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah’ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir. İyilik yapanları müjdele.”

Böylesine simgesel bir davranış olan kurban gibi dinî bir ibadetin yerine getirilmesi esnasında Avrupalı Müslümanlar önemli meselelerle karşı karşıya gelmektedirler. Yapılan yasal düzenlemeler, Müslümanların ibadetlerini yerine getirmelerini zorlaştırmakta, aslında fiilen yasaklamaktadır. Avrupa’daki Müslümanlar sadece bu sebeple olmamakla birlikte, kurbanlarını daha çok İslam ülkelerindeki ihtiyaç sahipleri için bağışlamayı tercih etmektedir. Bu bağışların organizesini yapan Hasene derneği kurban gibi çok önemli simgesel özelliği olan bu ibadeti Avrupalı Müslümanları İslam ümmeti ile buluşma ve kaynaşma vesilesi de yapmaya çalışmıştır. Bu organize ile kurban aynı zamanda, ümmet coğrafyasındaki mazlum ve mağdurlarla bir araya gelinmesini kolaylaştırmış, ibadet olarak Allah’a yakınlaşma olduğu gibi ülkeleri ve insanları da birbirlerine yakınlaştırıcı şekle bürünmüştür.

CAMİ VE CEMİYETLERE ÖNERİLER

Kurban, bir Müslüman’ın Rabbine karşı olan kulluk bilincinin oluşması ve pekişmesine katkı sağlar. Bu da Müslüman kimliğinin gelişmesi demektir. O hâlde, yaşanılan zorluk ve kısıtlamalara rağmen Kurban’ın gerçek manasının genç nesillere de aktarılması bakımından Avrupa’daki cami ve cemiyetlerimize görevler düşmektedir.

Kurban Bayramı ile kurban birbiriyle bağlantılıdır. Yukarıdaki izahlarda da görüldüğü gibi kurban, vakitleri belirli olan bir ibadettir. Dolayısı ile Avrupa’da Kurban Bayramı yapan Müslümanlar, gelecek nesillerinin bu bayramın asli unsuru olan Kurban ile de tanışmalarını temin etmek durumundadırlar.

Her cami ve cemiyet, Kurban Bayramı’nı bütün Müslümanların çoluk-çocuk, kadın-erkek katılabileceği şekilde şenliklerle kutlamalıdır. Bayramın tatil günlerine denk gelmediği zamanlarda bu şenlikler tatil günlerine gelecek şekilde ertelenebilir. Bayram namazı gününde kılınır ve namazda şenlik ilan edilir.

Cemiyeti ve cemaati temsilen, tespit edilecek ve şenliklere katılacak kişilere ikram edilecek kadar kurban, yasal müsaadesi bulunan yerlerde usulüne göre kesilir ve şenlik günü ikram edilecek şekilde pişirilerek hazırlanır. Bayramlar sevinçleri izhar etme günleri olduğuna göre özellikle çocukların kimlik gelişimlerinde önemli bir etki yapar. Bayramı şenliklerle geçiren çocukların bayramı beklemesi ve anlaması ile, bayramda hiç şenlik görmeyen çocuğun bayramı beklemesi ve anlaması arasında derin bir farklılık vardır. Müslüman bir çocuk, diğer dinlere mensup çocukların bayramlarını bildiği hâlde kendi bayramlarını bilmezse, İslami kimliğinin gelişiminde aksamalar oluşur.

Cemiyetlerin yapacağı bu bayram şenliklerinde çocuklara toplu bir şekilde hediyeler verilebilir. Eğer şenlik yapılacak olan yer müsait ise çeşitli oyunlar ve gösteriler de düzenlenebilir.

Öte yandan, kurban kesimi yapan kuruluşlar, özellikle mültecilerin barındırdıkları yerler için de, elbette ki şartların el verdiği imkânlarda, Kurban Bayramı’nda kurban eti dağıtımı yapabilir. Bununla birlikte Müslüman yaşlıların kaldığı huzur ve bakım evlerinde bir organize yapılarak, büyüklerin hem bayramları tebrik edilir hem de idare ile konuşularak, çeşitli hediyelerin yanı sıra kurban eti ikramı da yapılabilir.

Bu yerel organizeler hiç şüphesiz genç Müslüman nesillerin kurban ibadetini idrak etmelerinde mühim tesirler bırakacaktır. Bu anlamda cami ve cemiyetlerin, her Kurban Bayramı’nda nasıl bir organize yapacaklarını yıllık çalışma planlarına alarak, önceden hazırlanmaları gerekecektir. Hazırlıklar bayrama yetiştirilecek şekilde önceden başlamalıdır. Belki, her aileye bir görev verilerek, hazırlıklara çocuklar da dâhil edilebilir. Böylece çocuklar kendi bayram programlarını kendileri hazırlamış olurlar.

AVRUPA’DA KURBAN İBADETİNİ İFADA KARŞILAŞILAN GÜÇLÜKLER

Müslümanların azınlıkta yaşadığı bölgelerde, muhtemelen yaşanan en önemli sorun, Batı dünyasında yaşandığı şekliyle, daha çok hayvan kesim usulüyle ilgilidir. Çeşitli ülkelerde İslamî usullere göre kesime müsaade edilmemektedir. Bunun için de Müslümanların çoğunluğu Hasene gibi insani yardım dernekleri ile kurbanlarını dünyanın dört bir yanındaki fakir ve muhtaç Müslümanlara ulaştırmaktadır.

Her cami ve cemiyetin bulunduğu yerde temsilciler ya da görevliler bağışçılardan kurban bağışı alarak Hasene derneğine teslim ederler. Hasene, hangi ülke ya da bölgede ne miktarda kesim ve dağıtım yapılacağını belirlenir. Gözlemci gönüllüler de kurbanların kesimi ve dağıtımı yapılacak olan bölgelerde dağıtımı denetlerler. Böylece Kurban ibadeti uluslararası boyut kazanır. Uluslararası boyut kazanan kurban ibadeti sonucunda, çok önemli iki durum ortaya çıkmıştır:

1) Kurban ibadeti hem Avrupa’daki hem de dünyanın muhtelif yerlerindeki Müslümanlar arasındaki ümmet bağını güçlendirdi. Müslümanlar azınlık olarak yaşadıkları ülke ve bölgelerde, aralarındaki yardımlaşma ve birbirine el uzatma faaliyetleri sonucunda, kardeş ve büyük bir ümmetin parçası olduklarını daha yakından hissettiler. Etnik kökenleri ne olursa olsun, aynı dine inanmış ve aynı kültürün çocukları olarak sıcak duygularla birbirine yakınlaşmak gerektiği ihtiyacını fark ettiler. Bu farkındalık duygusu, gelecekte başka faaliyetlerle de dayanışma içinde olmaları gerektiğini onlara hissettirdi.

2) Kurban ve diğer umumi ibadetlerin Müslümanların kimliklerini kurucu ve koruyucu faktör oluşu bir kez daha anlaşıldı. Avrupa’daki ve diğer kurban yardımı yapılan ülkelerdeki Müslümanlar, kurban ve diğer kapsamlı ibadetler sayesinde kimliklerini hatırladılar. Kurbanın ve diğer kitlesel ibadetlerin önemli bir özelliği olan kimlik kurucu ve kimliği koruyucu işlevlerini bizzat yakından yaşayarak fark ettiler.

Kaynak: İnsanlık Tarihinde ve İslam’da Kurban, Prof. Dr. Vecdi Akyüz. PLURAL Yayınları.

İnsanlık Tarihinde ve İslam’da Kurban (Türkisch)

Canihaber haber