“Samimiyet…samimiyet…. dürüstlük dedik” demi!

Diğer bir kategori ise, bu iki ucun ortasında gezmekte. Bazen içeri, bazen de dışarı çıkarlar. Mevsim gibiler maşallah!

Neyse, artık önümüzdeki döneme, sürece bakalım.

21 Eylül Salı günü Kraliyet Günü’nü (Prinsjesdag) “kutladık”.

Korona önlemleri gölgesinde geçen ve bu yıla damga vuran ikinci Kraliyet Günü’müz, öncekini arattı vallahi.

Böyle sönük, böyle sessiz sedasız, 21 dakika Kralımız Willem-Alexander van Oranje – Nassauso günümüze ait olan metni okudu. Bu kadar gergin, bu kadar “ruhsuz” bu kadar ciddiyetsiz bir metin ve sunum görmedim, Hollanda’da 40 yıldır bu Prinsjesdag’ı canlı izlerim, kıyaslama ve karşılaştırma yapabiliyorum ondan ötürü…. Bu arada da 40 yıl dedim ya, yaşımda biraz ortaya çıktı mı ne?!

 

O sıcak ses tonuyla Hollanda’yı yağa bala batıran Kraliçemiz Beatrix, ondan önce de annesi merhume Koningin Juliana, kararlı ve ileriye dönük konuşmalarıyla kalplerimize taht kurarlardı. İnsana güven gelirdi! Kralımız Wilem-Alexander, “Hollanda’da yapılan güven endeksinin sürekli düşüşte, genel güven endeksini ise % 45 civarında olduğunu” açıklandı.

“Kralım çok yaşa” ama, bu güven sorununu çabucak aş ve Hollanda’yı layıkıyla temsil et. Çünkü gün geçtikçe sana duyulan güven azalıyor ve sorunlar çoğalıyor. Şimdi de medya, Kraliyet ailesine ayrılan bütçeyi tartışır hâle geldi…

Yıllık 1 milyon avroya yakın bütçe artışı onaylandı. Bu arada prensesimiz Amalia, 18 yaşına girdi ve ‘devletten eğitim bursunu almayacağını’ açıkladı. Bu da ne güzel bir davranış Amalia, keşke tüm dünya seni örnek alsa da devleti ve milleti düşünseler.

Tebrikler prensesimiz!

2022 yılındaki gelir gider tablosu!

İnsana bu 21 dakikalık sunum, saatler gibi geldi… Soğuk ve vurgusuz, ruhu/emosyoneli yoktu.

3 ana başlık attı Kralımız: İklime, Konut Pazarına ve Güven Mekanizmasına yüksek bir bütçeyi öngördüklerini açıkladı. Araştırmacı yazar ve siyasetçi Peter R.De Vries’in cinayetiyle ilgile de konuşan Kralımız, “Bu kabul edilemez bir durum biz bunu gelecekte asla istemiyoruz. Gelişmiş ve yargının hâkim olduğu demokrasilerde bunlar olamaz. Ama maalesef bazı kitleler her şeyi her yerde yapabiliriz diye tehdit ediyorlar, dolayısıyla Güven Mekanizmasına ek bütçe öngörülmektedir” diyerek konunun ehemmiyetine vurgu yaptı..

Hollanda’nın, Avrupa Birliği ülkeleri arasında Korona döneminden çok daha güçlü ve sağlıklı çıktığını vurguladı Kralımız. Gerçekten de tebrikler. Avrupa Fonu’ndan lafla değil de tüm nota ve faturaları sunarak çok büyük destek alan Hollanda hükûmeti, bu Korona dönemini çok güzel atlattı diyebiliriz. Esnaftan tutun, çiftçisine, dar gelirli ailelere ek gelir sunarak, vatandaşları Kornonaya ezdirtmedi. Helal olsun bu sistemi kurana ve muhafaza edene (Van Oranje-Nassau Ailesine).

Sağlık sektörünü sallayan bu Korona illeti, aşı programıyla, ve diğer hastane ameliyatlarını

erteleyerek (132000 civarında ameliyat ertelendi veya gereksiz bulundu), bütçe krizini önleyen sağlık sektörü, önümüzdeki yıla sigortalarımıza küçük bir artışa neden oldu. Tahminen ayda 2,50 ile 3 avro arasında sigorta primimiz artacak. Nereye vermiyoruz ki 2,50 avroyu?! Zorgtoeslag’daki artış yazımı hazırladığım zaman daha net değildi. Eğer toeslaglarımızda küçük bir artış olursa, hemen hemen artış olmayacak, yani cebimizde avrocuklar kalacak!

Konut sektöründeki bu vahim durumu önümüzdeki yıl ele almak isteyen geçici hükûmet, yeni hükûmet kurulduktan sonra artık ele alacak.

Güven ve güvenlik mekanizmasına artı bir bütçe sunan devlet, hangi alana ve spesifik olarak nelere gideceği daha netlik kazanmadı.

Ama şu bir gerçek, hani bizim meşhur Yeşilçam Sineması’ndaki simitçi veya karpuz satıcıların gizli polis metodu vardı ya, durum ona benziyor. Düzeni korumak, güvenliği sağlamak ve sorunları çözmek için sert önlemler alınacak haberiniz olsun!

Hayırlısıyla yeni hükûmet kurulsaydı, daha vizyon ve misyonlarda netleşecekti ve paraların hangi kurum ve kuruluşlara akacağı birazcık belli olurdu.

Artık kim kazanırsa “kavga”yı bilmem ama şu bir gerçek, açık ve net: Hollanda halkı Korona’dan sonra düzen istiyor, düzenli olmak istiyor!

Sağlıcakla kalın…

Bron: Ministerie van Financien

Ahmet Yıldırım    —◄◄