Almanya’da aşırı sağcılar ile AfD ve CDU’lu siyasetçiler arasında yapılan gizli bir toplantının ortaya çıkarılmasının ardından, ülke aşırı sağa karşı geniş katılımlı protesto gösterilerine sahne oluyor.

Fotoğraf: Erbil Başay – Anadolu Ajansı.

Geçtiğimiz hafta Correctiv adlı medya kuruluşu, 2023 Kasım ayında Potsdam’da bir villada aşırı sağcılar ile AfD ve CDU’lu politikacılar arasında gizli bir toplantı yapıldığını haberleştirdi. Katılımcılardan Avusturya’daki aşırı sağcı Kimlikçilik Hare-ketinin eski lideri Martin Sellner’in toplantıda “yeniden göç” hakkında bir konuşmaya yaptığı bildirildi. Aşırı sağcılar bu terimi (Alm. Remigration) kullandıklarında genellikle, çok sayıda yabancı kökenli insanın ülkeden gerekirse zorla gönderilmesi uygulamasını kastediyor.

Toplantıya ilişkin haberlerin bir sonucu olarak geçtiğimiz günlerde Berlin, Leipzig, Potsdam ve Rostock gibi Almanya’nın birçok şehrinde binlerce kişi AfD’ye karşı gösteriler düzenledi. Önümüzdeki hafta sonu için de Almanya genelinde çeşitli gösterilerin düzenleneceği duyuruldu.

On Binlerce Kişi Aşırı Sağa Karşı Sokaklarda

Basında yer alan haberlere göre 16 Ocak Salı günü Köln’de düzenlenen gösteriye 30 bin kişi katıldı. Çarşamba akşamı da Berlin ve Freiburg’da birkaç bin kişi aşırı sağa karşı gösteri yaptı. Freiburg’daki gösterinin organizatörleri 10 bin kişinin katılımdan bahsederken, aynı akşam Berlin’deki gösteriye ise yaklaşık 3 bin 500 kişinin katıldığı belirtildi. Rotes Rathaus önünde toplanan insanlar “Naziler dışarı” gibi pankartlar taşıdı ve AfD’li politikacı Björn Höcke aleyhinde sloganlar attı.

“Süregelen sağa eğilimle mücadele etmek” amacıyla geçtiğimiz yaz Berlin’de kurulan “Hand in Hand – #wirsinddiebrandmauer” ittifakı, Correctiv’in araştırmalarına göre, ilk defa sokaklara indi. İttifak 3 Şubat’ta Federal Meclis önünde büyük bir gösteri çağrısında bulunuyor.

Yaklaşan Gösteri Tarihleri

Daha önce aşırı sağcılığa karşı kamuoyu önünde kampanya yürütmemiş olan insanlar pek çok şehirde harekete geçmeye hazır-lanıyor. Yakın zamanda yapılması planlanan bazı gösterilere dair yer ve tarihler şu şekilde:

19 Ocak, 15.30 – Hamburg,

19 Ocak, 18:00 – Münster,

19 Ocak, 17:00 – Bielefeld, Jahnplatz

19 Ocak, 17:00 – Stralsund, Alter

20 Ocak, 13:00 – Frankfurt, Römer

20 Ocak, Braunschweig (yer ve zaman bildirilecek)

20 Ocak, 14:00 – Kassel, Friedrichsplatz

20 Ocak, 14:00 – Halle, August-Bebel-Platz

20 Ocak, 16:00 – Aachen, Hbf

20 Ocak, 15:00 – Heidelberg, Schwanenteilanlage

20 Ocak, 11:00 – Buxtehude, Has’ ve Igel-Brunnen

20 Ocak – Magdeburg

20 Ocak – Erfurt

20 Ocak, 15:00 – Lübeck, Kohlmarkt

20 Ocak, 15:00 – Giessen, Berliner Platz

20 Ocak, 16:00 – Oldenburg, Schlossplatz

21 Ocak, 13:00 – Detmold, Marktplatz

21 Ocak, 14:00 – Münih, yer henüz bilinmiyor

23 Ocak, 17:30 – Eitorf, Bahnhof

24 Ocak – Schorndorf

27 Ocak, 12:00 – Düsseldorf, DGB-Haus

3 Şubat, 13:00 – Berlin, Bundestag

Başbakan ve Piskoposlardan Gösterilere Destek

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, eski adı Twitter olan X’te yazdığı mesajda, birçok şehirde aşırı sağa karşı günlerdir gösteri yapan on binlerce kişiye “ırkçılığa, nefret söylemine karşı ve özgür demokrasimiz için” sokaklara çıktınız diyerek teşekkür etti: “Bu bize cesaret veriyor ve gösteriyor ki biz demokratlar, ayrıştırmak isteyenlerden çok daha fazlayız.”

Doğu Almanya’daki eyalet kiliselerinin piskoposları da aşırı sağa karşı ve demokrasi lehine yapılan son gösterileri destekledi. Perşembe günü Schwerin’de yapılan Doğu Almanya eyalet kiliseleri piskoposları toplantısında “Kilise olarak göçmen kökenli insanların sınır dışı edilmesine yönelik çağrıları açık ve kararlı bir şekilde reddediyoruz” açıklamasında bulundular. Psikoposların açıklamasında devamla, “Nefret ve aşırıcılığa yer bırakmıyoruz. Çünkü biz de-mokrasimizi, ülkemizi ve çeşitlilik içeren yaşamımızı savunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.

“Müslüman Yaşamı Hiç Bu Kadar Tehdit Altında Olmamıştı”

İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteri Ali Mete de 15 Ocak Pazartesi günü yaptığı basın açıklamasında “Demokratik partilerin AfD ile aralarına ismen mesafe koymaları yeterli değil, bunu içerik olarak, özellikle de insan hakları söz konusu olduğunda yapmaları gerekiyor” dedi. Mete, “Aşırı sağ cenahtan bir şeyler devşirmeye çalışmak, insan haklarını göreceleştirmek, dinî ya da etnik azınlıklara karşı korku ve ön yargı uyandıran her açıklama AfD’ye seçim desteği anlamına gelir.”

Son ifşaatlarla birlikte, AfD’nin zihniyetine dair tüm şüphelerin de artık ortadan kalkması gerektiğini belirten Mete, “Tüm demokratik partileri bundan böyle kendi politikalarını eleştirel bir gözle yeniden incelemeye ve yeniden düzenlemeye davet ediyoruz. Bu durum özellikle mülteci politikası için geçerlidir” dedi.

Mevcut anketler ışığında, İslam Toplumu Millî Görüş olarak büyük bir endişe taşıdıklarını söyleyen Mete, son olarak şunları söyledi:

“Bazı eyaletlerde açıkça İslam düşmanı olan AfD en büyük siyasi güç hâline gelebilir. Durum ciddi, Almanya’daki Müslüman yaşamı hiç bu kadar tehdit altında olmamıştı. Siyasi olarak AfD’nin ekmeğine yağ sürmeye devam eden herkes de bu suça ortaktır.” 

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu